| |
|
İlçe nüfusunun yaklaşık % 70'i köylerde yaşadığından tarım kültürü hakim görülmektedir. Bu nüfusun tamamına yakını tarım, hayvancılık ve orman işçiliğiyle geçimini sağlamaktadır, İlçe merkezi ve çevre yerleşim birimlerinde bulunan ufak tefek sanayi tesisleri, yurt içi ve yurt dışı olmak üzere sanayi bölgelerine yoğun göç yaşandığından ilçede sanayi kültürünün de etkisi görülmektedir.
İlçede Türkler'in yanında nüfusun yarıya yakınını olan kafkas göçmenleri yaşamaktadırlar, Lozan Antlaşması hükümlerine göre yapılan esirlerin mübadelesi sırasında 1924 yılında Karacaköy'den Yunanistan'a gönderilen 60 hane Rum vatandaşının yerine aynı köye yine Yunanistan'dan getirilen 43 hane Türk vatandaşı ilçenin kültürel ve sosyal yapısına olumlu katkılar koymakta, zengin bir mozaik oluşturmaktadır, İlçede hiçbir etnik çatışma, mezhep ayrımı vb. olumsuz davranışa rastlanmadığı gibi her insan başkalarının gelenek ve göreneklerini tanımaya, öğrenmeye çalışmaktadır,
İlçe yaşayanları dini bayramlara büyük önem vermektedir. Kent merkezinde yaşayanların yanında gurbetçiler de dini bayramlarını doğdukları köy veya mahallede kutlamaya özen göstermektedirler. Bu durum bazen aynı mahallede doğmuş ancak uzun yıllar birbirini görmemiş hatta hiç tanışmayan insanların tanışmalarını, görüşmelerini de sağlamaktadır.
Erfelek’li genel olarak ananevi geleneklerine ve göreneklerine bağlıdır, İlçe halkı genelde yardım severdir, İlçenin küçük olması herkesin herkesi tanımasın! sağladığından imece, düğün, nişan, cenaze gibi insanların bir araya gelmelerini gerektiren aktivitelerin çevre yerleşim birimlerine oranla Erfelek'te daha görkemli yaşandığı gözlenmektedir.
İlçe yoğun göç verdiğinden nüfusun çok daha fazlası gurbette yaşamaktadır. Gurbetçiler erkek veya kız fark etmeksizin evlilik törenlerin! yaşadıkları yerlerde değil memleketlerinde yapmayı tercih ettiklerinden, ilkbahar ve yaz aylarında haftada 8-10'u bulan nişan, düğün, kına gecesi gibi etkinliklerden dolayı ilçe merkezi ve köylerinde zaman adeta uzun süreli bir festival ve şölen havasında geçmektedir.
Her yıl 6 Mayıs’ta Abdurrahmanpaşa köyündeki Uzuntürbe ve Tekke köyündeki sarıtekke’de “Hıdrellez” şenlikleri kapsamında pazar yerleri kurulur, çeşitli eğlenceler yapılır, dualar okunur.
Yerleşim yerinin Cumayanı adını almasına neden olan sebeplerden dolayı her hafta Cuma günleri ilçe merkezinde pazar kurulur. Cuma günleri çevre köylerin tamamı ilçeye iner, çarşı ihtiyaçlarım karşılar, resmi dairelerdeki işlerini görür, Cuma namazını kılar, görmek istediği dost ve akrabalarım görür, varsa ürününü satar.
İlçede her yıl Temmuz ayının ilk pazar günü eşine az rastlanır güzellikteki Tatlıca Takım Şelalaleri’nde doğa şenliği düzenlenir, Doğa şenliğinde şelaleler boyunca doğa yürüyüşü (Trakking), yüzme, güzellik yarışması gibi bir çok dalda yarışmalar yapılır.
İlçe dışında yaşayanlar özellikle de İstanbul'da yaşayan hemşehrilerimiz bulundukları yerlerde kendi köy demeklerini kurarak bu derneklerde örgütlenmişlerdir. Bu dernekler marifeti ile kendi katkıları ve bizzat katılımları ile değişik köylerde yayla şenlikleri düzenlenir. Bu şenliklerde çeşitli eğlence ve spor karşılaşmalarının yanında ata sporumuz karakucak güreşleri ile yöresel sırık kebabı en fazla rağbet görenidir. Bu tür şenliklere şenliklerin yapıldığı köyün ve çevre köylerin ilçe dışında yaşayan halkı katıldığından insanların beşeri ilişkilerinin gelişmesine, sosyal kaynaşmaya yaptığı katkı büyüktür.
Erfelek'te her yıl Eylül ayı içerisinde bir hafta süreli Hayvan ve Emtia panayırı düzenlenmektedir, İlçe Belediyesinin düzenlediği bu panayır etkinlikleri çerçevesinde hayvancılığı teşvik etmek için her cins ve ırktan büyük ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yarışmaları, halk konserleri, söyleşi ve paneller ile yörenin en büyük karakucak güreşleri yapılmaktadır.
|
ATLICA TAKIM ŞELALELERİ
Erfelek Deyince ilk akla gelen ve ilçeyi dünya turizmine tanıtan tatlıca takım şelaleleri İlçe merkezinin güney-batı istikametinde 15 km. uzaklıkta inşaatı devam eden Erfelek Barajı bitiminde eşsiz doğal güzelliklere sahip, bakir, adeta bir merdiven biçiminde zirveye doğru yaklaşık 2 km. uzunluğunda birbirini takip ederek uzanan, akarında trakking, kanyoning, doğa yürüyüşü gibi sportif faaliyetlerin yapılabilmesi mümkün olan irili ufaklı 28 adet doğa harikası şelalelerdir. Bu doğa harikası şelalelerin her birinin aktığı yerde de yüzmeye elverişli göl bulunmaktadır.
HASANDERE ŞELALESİ
İlçenin doğusunda 4 km. uzaklıkta Hasandere Köyü'nün tam ortasından geçen dere üzerinde 20 m. uzunluğunda vahşi bir güzelliğe sahip ender rastlanabilir bir doğa harikasıdır. Döküldüğü yerde yüzmeye elverişli göl oluşturur. Aynı kanyonda buna benzer başka şelaleler de vardır.
DELİ KIZIN ŞELALESİ
İlçenin Soğucalı Köyü Kıran Mahallesi'nden doğarak toplu mahallesini takiben Karasu Çayı'na dökülen dere üzerinde, Erfelek-Sinop yolundan güneye doğru 1 km. uzaklıkta 15 m. civarında yüksekliği olan bir şelaledir.
KARAÇAYIR YAYLASI
İlçe merkezinin güneyinde yaklaşık 8 km. uzaklıkta Domuz Dağı ormanlarının zirvesinde 1.100 m. rakımda etrafı köknar, çam ve kayın ağaçlarıyla adeta bir duvar gibi örülmüş olup yaklaşık 15,000 m2 alana sahiptir.
HACIBEY YAYLASI
İlçe merkezinin güney doğusunda yaklaşık 20 km. mesafede 1250 m. rakımda Osmanlı Döneminde Kastamonu iline sancaklık yapmış o zamanki adı Konak, şimdiki adı Ormantepe olan Köyün sırtlarında Hacıbey ormanlarının zirvesinde Sinop ilini kuş bakışı görebilme rakımına sahip 50.000 m2 civarında bir alanı olan tamamen köknar ve çam ağaçlarıyla çevrili, müstesna bir yerdir.
GEBEGÜNEYİ YAYLASI
ilçenin güney batı istikametinde 10 km. uzaklıkta 1050m. rakımda Sorkun Köyü sınırları içinde Karaçayır Yaylasıyla adeta sırt sırta vermiş aynı özellikleri eksiksiz taşıyan 50.000 m2'lik bir alana sahip eşsiz bir yayladır. 1960'lı yıllara kadar ilçe halkı ve tüm civar köylülerin sivrisinekten korunmak ve hayvanlarını beslemek amacıyla her yaz turizm amaçlı olmasa da kullanılan bu yaylalar o yıllardan sonra sadece çevre köylüler tarafından mera olarak kullanılmaktadır. Bugüne kadar yöre halkı tarafından tanıtımı yapılamadığından turizme açılamamış olup, yayla turizmine her üç yaylada son derece elverişlidir.
KUZ TEPESİ
İlçe merkezinin güney yakasında kentin oturduğu alana dikey 500m. uzaklıkta 300m. rakımda içinde çocuk oyun alanları ve bir dağ evi bulunan çam, köknar, kayın ve kestane ağaçları ile kaplı elit bir mesire alanıdır.
ÇUKUR YAZI
İlçe merkezinin güneyinde 2 km. uzaklıkta, 40.000 m2 alana sahiptir, ilçe Kaymakamlığı tarafından alanın tamamı vişne, elma, armut, ceviz vb. meyve ağaçlarıyla donatılmış olup aydınlatması yapılmış güzide bir mesire yeridir.
İlçenin Şerefiye - Karacaköy - Yeniçam - incirpınarı Köyleri Karadeniz'e sınır olup Eşsiz güzellikte sahilleri, temiz ve bol kumuyla deniz turizmine son derece uygundur. Denizi, Şelaleleri, yaylaları, Ormanları, Gölleri ile doğa, kış, deniz turizmine son derece uygun olan ilçenin esasen en büyük potansiyeli av turizmidir.
Denizinde ve göletlerinde balık avı yılın her ayında yapılabilmekte olup, çulluk, kaz, ördek, bıldırcın, keklik gibi uçan av hayvanlarının yanında tavşan, domuz vb. yaban av hayvanları yörede bol miktarda bulunmaktadır. Yörede belki de hiçbir yerde rastlanılamayacak kadar Karaca (elik) yaşamasına karşın bu güzide hayvan yöre halkının da bu konuda duyarlı davranması ile kesinlikle avlanılmamaktadır
|